Beyin kanaması veya beyin damar tıkanıklığına – beyine pıhtı atmasına bağlı inme (felç) hastalarında, beyin hasarı tedavisinde ve beyin tümörü ameliyatı sonrası fonksiyonların geri kazanılması sürecinde denge bozukluğu ve artmış düşme riski problemlerine sıklıkla rastlanır. Bozulmuş denge nedeniyle düşmelere bağlı kalça kırığı, omuz kırığı, kafa travması ve kas zedelenmeleri sık görülebilmektedir. Bu sebepten bilgisayar destekli teknolojiler yardımıyla denge eğitimi çok önem arz etmektedir.

Bunun yanı sıra Parkinson, Multiple Skleroz (MS), sinir hasarı, ileri yaşa bağlı kas ve kemik zayıflığına bağlı geriatrik problemler, ağrılı eklem problemleri ve kırık gibi çok çeşitli nedenlerden kaynaklanabilen denge bozukluklarının rehabilitasyonunda robotik ve bilgisayar destekli sistemlerden faydalanılmaktadır. Denge rehabilitasyonu için çeşitli muayene yöntemleri ve standardize edilmiş klinik testler mevcuttur.

Denge Bozukluğu Rehabilitasyonu ve Düşmenin Önlenmesi

Sağlıklıyken farkına bile varmayız, ancak denge basit bir beceri değildir. Merkezi sinir sistemi vücudumuzu dengede tutmak için görme, eklem pozisyon hissi ve kulaktaki denge organından gelen duyu bilgilerini entegre eder. Bunun için beyin, beyincik, omurilik ve organlara giden sinirlerin sağlam olması gerekir. Sağlıklı bir kas iskelet yapısına sahip olmak da bu nedenle zorunludur. Bu yapıların herhangi birindeki bozukluk denge sorunlarına yol açabilir. Denge bozukluğu tedavisi için öncelikle sorunun kaynağı doğru tespit edilmelidir.

Denge, vücut ağırlık merkezini destek yüzeyi üzerinde kararlı bir şekilde tutabilmektir. Dengenin bozulması yürümeyi zorlaştırdığı gibi düşme riskini de artırır. Beyin ve sinir sistemi hastalıklarında ve yaşlılarda kas erimesi, güç kaybı, eklem problemleri, postür bozukluğu, istemsiz kasılmalar gibi nedenlerle denge bozukluğu sıklıkla görülür. Bu nedenle şu özellikleri taşıyan kişilerde denge bozukluğunun araştırılması gerekir:

  • Son 12 ayda 2 veya daha fazla kez düşenler
  • Yeni bir düşme nedeniyle doktora başvuranlar
  • Yürüme ve denge güçlüğü çekenler
  • İnme, beyin hasarı, beyin tümörü, Parkinson hastalığı, Multiple Skleroz (MS), Transvers Miyelit, Polinöropati denen sinir ucu iltihabı hastalıkları olanlar

İlk olarak hastanın klinik öyküsü alındıktan sonra, baş dönmesi nedenleri açısından göz hareketleri muayenesi ile kulaktaki denge organının belli manevralarla test edilmesi uygundur. Genel nörolojik muayenenin ardından dengenin değerlendirilmesi sabit (statik) ve hareketli (dinamik) şekilde yapılır. Sabit denge hareketsiz ve ayakta sabit dururken yapılır ve daha kolay ölçülebilir. Denge değerlendirmesi için çeşitli muayene yöntemleri ve standardize edilmiş klinik testler mevcuttur. Giyilebilir teknolojilerin de kullanılabildiği bilgisayar destekli ölçüm araçları (postürografi gibi) dinamik denge değerlendirmesinin hassasiyetini ve objektifliğini artırır. Postür, hareketin hızı, ivmesi, reaksiyoner ve telafi edici cevaplar belirlenebilir. Böylece hafif hastalıklarda klinik muayeneye göre daha kesin değerlendirme yapılması mümkün olur.

Dinamik dengede oturur pozisyondan ayağa kalkma, parmak ucunda yükselme, tek ayak üstünde durma, öne-geriye-yana adım atma, farklı eğim ve sertlikteki zeminlerde durma, yürüme hızını değiştirme, yürürken başı çevirme, dönme, engelleri aşma gibi parametrelere bakılabilir. Böylece denge rehabilitasyonunda özellikle ağırlık verilmesi gereken sorunlar belirlenir. Düşme riski belirlenerek risk azaltıcı önlemler alınır.

Doğru teşhis konulduktan sonra ise tedavi ve rehabilitasyon süreci başlar. Denge sorunu baş dönmesi ile veya tek başına olabilir. Baş dönmesini azaltmak için belli göz ve baş manevralarını içeren egzersizler uygulanabilmektedir. Dengeyi iyileştirmek için kişiye özel yapılandırılmış güçlendirme egzersizleri, elektrostimülasyon, bilgisayar destekli denge eğitimi, Sanal Gerçeklik, Robotik Yürüme gibi tedavi uygulamaları yapılır.

Randevu ve Ayrıntılı Bilgi için: